TELE1-Cumhuriyet Kadınları Seti
TELE1-Cumhuriyet Kadınları Seti
İndirimli Fiyatı:85,00 TL
Ürün Özellikleri
  • Sayfa Sayısı:1445
  • ISBN:CUMHURİYET KADINLARI SET

1-Tuluhan Tekelioğlu-40'ında 40 Kadın
2-Çiğdem Toker-Kamu İhalelerinde Olağan İşler
3-Mine G. Kırıkkanat-Sinek Sarayı
4-Tuba Emlek-Çağdaş Cumhuriyet Kadını
5-Ayşe Kulin-Türkan 
6-İnci Aral-Aşkın Güzelliği
7-Semra Topçu-Halide Edip Adıvar


TÜRKAN (Midi Boy-) - Ayşe Kulin 

"Tüm insanlığın aklın ve vicdanın aydınlattığı yolda yürümeyi seçeceği gün er veya geç gelecekti. Buna bütün kalbimle inanıyordum. Sabrımı ve sükûnetimi bu inançtan alıyordum. O güne kadar başa her gelen çekilecek! Oyunun kuralı böyle! Yaşam oyununun!
Ne demiş şair:
'Yaşamak şakaya gelmez...'"
Binlerce cüzamlıyı iyileştirdi hayatın içine kattı... Kız çocukları başta olmak üzere binlerce çocuğun okullu olmasını sağladı. Her zaman tek başınaydı ama hiçbir zaman yalnız değildi. Kimsenin yanında yer almak adına inançlarından ilkelerinden ödün vermedi ama yüz binlerce insan onun yanında yer aldı.
Türkan Saylan... Tek ve tek başına!

 

Kamu İhalelerinde OLAĞAN İŞLER - Çiğdem Toker

Türk Basını bir süredir SOS veriyor. Bu nedenle doğru ve gerçek bilgi çok önemli. Meslektaşım Çiğdem Toker, bu kitabında belgelere dayalı gazeteciliğin seçkin örneklerini aktarıyor. Hem şaşırarak hem de öğrenerek okuyacaksınız. İyi okumalar dilerim.

Orhan Erinç

Kamu ihalelerinde yolsuzluk… Bu konunun ısrarlı takipçisi Çiğdem Toker, geçmiş köşe yazılarından bir derleme yapıyor; bunları yeni bilgilerle, yorumlarla zenginleştiriyor. Böylece, iktisat konularında araştırmacı gazeteciliğin parlak bir örneğini sunuyor. Kitap, yozlaşmış sermaye ve iktidar çevreleri arasında kurulmuş olan kirli ittifakın yöntemlerine ve AKP’li yıllarda bölüşüm ilişkilerinin istatistiklere yansımayan boyutlarına da ışık tutmaktadır.

Korkut Boratav

Kamu ihalelerinde afet, savaş gibi olağanüstü durumlarda başvurulması gereken usulü gösteren 21/b maddesi, son yıllarda AKP iktidarı tarafından sıklıkla ve sıradan bir yöntem olarak kullanılıyor. “Davetli ihale” diye de anılan bu yöntemle gerçekleştirilen kamu ihaleleri “Olağan İşler”e dönüştürülürken, seksen milyonun ürettiği artı değerin hatırı sayılır kısmı 10-15 şirket arasında adeta paylaştırılıyor.

Çiğdem Toker, hakkında açılan milyonluk davalara rağmen ülke ekonomi-politiğinin arka planında neler döndüğünü, kapalı kapılar ardında kamuya ait olan değerlerin usulsüz ihale ve yöntemlerle, kimisi neredeyse sermayesi olmayan şirketlere nasıl dağıtıldığını, “Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasakları” kaldırma iddiası ile işbaşına gelen AKP’nin, 17 yıl içinde “yolsuzluklarla” halkı ve ülkeyi nasıl “yoksullaştırdığını,” “yasaklarla” ülkede temel hak ve özgürlükleri nasıl kullanılamaz hale getirdiğini korkusuzca yazmaya devam ediyor…

 

40'INDA 40 KADIN - Tuluhan Tekelioğlu

SEN NEYE HAZIRSAN, HAYAT DA ONUN İÇİN HAZIRDIR.

Tulûhan Tekelioğlu’nun

40’ında 40 Kadın kitabını, okurlarıyla yeniden buluşturmaktan, mutluluk duyarız.

Sevgili dostlar,

İçinizdeki inancın ve cesaretin ortaya çıkması için 40 yaşınızı beklemeyin.

Hayat tek ve bir kereliğine… Yanlış olan birçok şeye başkaldırmak için geç kalmış değilsiniz.

Mesela, ‘’Hayır!’’  demeyi öğrenmekle başlayabilirsiniz.

Kendinize güvenmekle başlayacak her şey.

Bu yolda ödemeniz gereken bedeller de olacak tabii, ama hiçbir şey, ‘’kendin’’ olmaktan ‘’farkında olmak’’tan önemli değildir.

 

ÇAĞDAŞ CUMHURİYET KADINI - Tuba Emlek

Atatürk, 17 Mart 1923 tarihinde Tarsus’a gitmişti. İstasyondan şehre doğru bir süre yaya olarak yürüdü. O’nu görmek için sabahtan itibaren yolları dolduran Tarsusluların arasından neşe ile selam vererek, ilerliyordu ki, o sırada ansızın bir olayla karşılaştı.

Milli Mücadele’de kadınların giydiği çete giysili bir kadın, Atatürk’ün yolunu keserek ayağına kapandı. Gözyaşlarıyla şöyle haykırıyordu:

- Bastığın toprağa kurban olayım Paşam!

Mustafa Kemal onu yerden kaldırmak için eğilirken kulağına bu kadının Kurtuluş Savaşında cephelerde çarpışmış olan (Adile Çavuş) olduğunu fısıldadılar. Gözlerinden iki damla yaş düşen Mustafa Kemal, bu güneşten yüzü yanmış kadının elinden tutup ayağa kaldırdı ve ona şöyle seslendi: 

- Kahraman Türk kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde yükselmeye layıksın.

 

HALİDE Edip Adıvar - Semra Topçu

Tam yüz yıl önceydi. Anadolu’nun işgal edilmeye başladığını duyan genç kadın kendini büyük bir meydanda, yüksekçe bir kürsüde kalabalıklara hitap ederken buldu; “Olmaz, olamaz” diyor, isyanını haykırıyordu. Ülkesinin uğradığı haksızlık karşısında ateşlenen duyguları, “Ateşten Gömlek” oldu; ardından “Türkün Ateşle İmtihanı”na dönüştü. O genç kadın, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda aktif mücadele veren kadın hareketinin öncülerinden Halide Edip’ti. Elinizde tuttuğunuz bu kitap, Halide Edip’in Türkiye ve kadın hareketi için taşıdığı anlamı aktarma çabasından doğdu. Son yıllarda Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği kavramını bile kabul etmeyen bir iktidar yönetiyor ülkemizi. Biz kadınlar, bugün sahip olduğumuz hakların değerini bilmek zorundayız. Kolay kazanılmadı kadın hakları. Bu kitapta, Halide Edip'in hayat hikâyesine değil, onu anlama çabasına tanık olacaksınız. Kadını sosyal yaşamdan dışlayan, yok sayan dönemin anlayışına rağmen bugün bile birçok kadının cesaret edemeyeceği kararları nasıl aldığını öğreneceksiniz. Ülkesiyle ilgili sorunlarda ne kadar cesur ve kararlıysa özel yaşamında da o kadar korkusuz ve tavizsiz olduğunu göreceksiniz. 1919 ruhunun 100. Yılında, dirilişten direnişe giden yolda, bu ülkenin kuruluşunda verilen mücadeleyi ve cesur rol modellerin yaşam öykülerini hatırlatma zamanı…

 

AŞKIN GÜZELLİĞİ - İnci Aral

"Kalbimin ritmini en çok sevgiler aşklar yükseltti. Ben de herkes gibi geçici hevesler uçucu mutluluklar kırılma ve yıkım anları yaşadım. En güzel yıllarımı mektuplar yazarak geçirdim. Sözcüklerin bin bir anlam taşıyan yankısının coşku ve özlemlerin yakıcı gelgitlerinin kuşkular suçlama ve çaresizliklerin sabırla satırlara döküldüğü uzun geceler yaşadım.

Sonraları aşk üzerine çok şey söyledim aşkın türlü görünümlerini yaşanma biçimlerini anlatan romanlar öyküler yazdım. Hayal ettiğim ya da yeniden kurguladığım her aşk sözcüklere dönüşürken gerçeği aştı ve yeni bir gerçeklik kazandı.

Aşk kendi imgemizi yeni baştan yarattığımız kendimize yeni ve anlamlı bir varoluş aradığımız bir süreç. Benzersiz güzellik ve zenginlikte bir olgu. Başka biriyle bütünleşmeye yönelik derin evrensel bir arzu. Bir başkaldırı ve özgürlük eylemi olduğu kadar imkânsız bir sonsuzluk rüyası.

Bu kitap benim aşk üzerine düşünme ve yazma deneyimlerimden doğdu. Yazdıklarımdan örneklerle ilerlerken aşka dair bildiğim ne varsa içine aldı. Dilerim yaşanmakta olan yaşanıp bitmiş ya da yaşanacak tüm aşklara bir ayna ve armağan olur. "

 

SİNEK SARAYI - Mine Kırıkkanat

"...Trakya köylerinde evin başköşesinde durur. İncecik çöplerden yapılmış minyatür bir Uzak Doğu tapınağını andırır. Üstünü renk renk küçücük çaput parçaları süsler rüzgârda kımıl kımıldır. Suyun dibinde balıkların kandığı olta tüyleri gibi sinek sarayının görevi de sinekleri üstüne çekmektir. Evin içindeki sinekler bu kımıl kımıl ince sarayın üstüne toplanırlar; renkli çaput parçalarına incecik çöplere pislerler. Evin diğer eşyaları bir ölçüde temiz kalır. Rüzgârda salınan narin gövdesi ve güzelim renkleriyle sinek sarayının gerçekte ne işe yaradığını görmek insanı hüzünlendirir. Kimi evler ve kimi yaşamlar da sinek saraylarına benzerler. Görevleri temiz olmak değildir ama boşuna oldukları da söylenemez. Güzellikleri ise bizim hanemize kazanç yazılır..."

Fransız bir baba ve Türk bir annenin oğlu olan Sinan Laforge Paris'teki ideale yakın hayatını bir süreliğine askıya alarak geleceği hakkında düşünmek için İstanbul'a gelir. Yakın dostunun ona açtığı Cihangir'deki apartman âdeta Burlesk bir gösteriden fırlamış gibidir. Cüce bir kapıcı ve mongol oğlu gece kulüplerinde çalgıcılık yaparak geçimlerini sağlayan ikiz kız kardeşler bir fahişe bir travesti ve umutsuz bir yaşlı kadın ile dul kızı... Bu insanlar da parçalanmış kimlikleri ve ikiye bölünmüş yaşamlarıyla Bülbül Sokağı gibi bir çıkmazdadır sanki.

Cihangir sokaklarındaki renkli manzaraları çetrefilli ilişkileri ümitleri ve hayal kırıklıklarını sevinci ve hüznü son derece sade canlı ve akıcı bir üslupla kaleme alan Mine G. Kırıkkanat Sinek Sarayı'nda okura insan ruhundan çarpıcı bir kesit sunuyor.

© 2020 Tele1 Kitap Tüm Hakları Saklıdır